28 Haziran Çarşamba günü Roma’da üçüncü ve son günümüzdü. Bir sonraki durağımız Floransa oldu. Akşam 19.00 gibi otobüsle yola koyulduk. Roma-Floransa arası 270 km ve yaklaşık olarak 3 saat mesafede. Tatlı bir yorgunlukla yola devam ederken otobüsteki yolcular yavaş yavaş azalmaya başladı. Gece 22.00 civarı ben ve kardeşim kaldık sadece. Daha sonra otobüs şoförü kalan yolu taksi ile tamamlayacağımızı söyledi. Saatler 23.00’ı gösterirken Floransa’ya girmiştik ve beni farklı bir heyecan aldı. Bir şehre karşı bu denli heyecanlanışım ilk defa Saraybosna’da olmuştu. Sadece sokaklarında yürümek ve kaybolmak bile çok zevkliydi. Otobüs terminalinde taksiden indikten sonra bir müddet sokaklarda dolaştık. Roma’daki üçüncü günün üstüne dört saatlik yolculukta eklenince bir hayli yorulmuştuk. Floransa’nın vermiş olduğu heyecanın yanında şarjlarımız bitmek üzereydi ve geceyi geçirmek için bir hostel bulamamıştık. Birkaç yere baktık ama açık bir yer yoktu. Ertesi sabah anca bir yere yerleşebildik. Tabi gece yaşadığımız bir talihsiz olayı da sizlerle paylaşacağım. (Aslında Floransa’yı bu şekilde hatırlamak istemezdim. ☹) Gece açık bir yer bulamadığımız için bir yere oturduk kardeşimle, biraz uyuyalım dedik. Aradan biraz vakit geçti kardeşimin sesiyle uyandım. Çantaları çalıyorlardı. Kendiminkini kurtarırken kardeşiminkini götürmüşlerdi. İçinde değerli eşya ya da pasaport vesaire yoktu sadece kıyafet vardı. Allah’tan ertesi sabah polis karakolunda çantayı bulduk ve geri aldık. Oradaki polislere hala müteşekkirim, sağ olsunlar çok yardımcı oldular. Çantada eksik yoktu sadece birkaç bozuk TL’yi almışlar. O da zaten kur farkından dolayı bir işlerine yaramamıştır. 😊 Sonuç olarak her zaman dikkatli olmakta fayda var özellikle bu tarz olayların çokça yaşandığı İtalya’da.

                                                                           

*Floransa sokaklarından kareler.

   İlk durağımız Duomo Meydanı’ndaki Floransa Katedrali’ydi. İnşasına 13.yy’da başlanmış ve gerçekten çok güzel bir mimariye sahip. Floransa Katedrali’nin yanında yer alan yaklaşık 85 metre uzunluğunda Giotto’nun Çan Kulesi de bir diğer tarihi yapı olarak meydanda yerini almış.

*Bu devasa yapıyı bir fotoğraf karesine sığdırmak mümkün olmadı tabi 😊

   Bir diğer gezdiğimiz yer Ponte Vecchio idi. Yani ‘Eski Köprü’. Uffizi ve Medici saraylarını birbirine bağlayan bu köprü 1345 yılında inşa edilmiş. Floransa’yı bu denli sevmemin en önemli sebeplerinden biri bu köprü olsa gerek. Çünkü bir şehirde orayı ikiye ayıran bir nehrin bulunması ve üzerindeki tarihi köprüler beni fazlasıyla etkiliyor. Yukarıda da değinmiştim bir şehre karşı bu denli heyecanlanışım ilk defa Saraybosna’da olmuştu. Orada da şehri ikiye ayıran Milika nehri ve üzerinde bulunan tarihi Latin Köprüsü bulunuyor. Mostar’da ise bu anlam daha derin. Köprü şehir ile o denli iç içe geçmiş ki şehir ismini köprüden almış. Yine bu nedenle Bosna savaşında Mostar Köprüsü’nün yıkılması şehir üzerinde ağır bir travmaya sebep olmuş. Çünkü köprüler görünürde sadece ulaşım amacıyla kullanılır zannedilir ama gerçekte insanlarla beraber hayaller, özlemler, sevinçler de geçer köprüden. Köprüler bazen bir vuslata aracıdır bazense ayrılığa. O şehirde yaşayanların birçok hatırası vardır köprüyle ilgili. Velhasıl köprülerin şehir düzeninde çok güzel bir yeri var bana göre. Floransa’da bunu derinden hissettim.

   ‘Piazzale Michelangelo’ yani Michelangelo Meydanı. Muhteşem Floransa manzarasını doya doya seyrettiğimiz yerdi. Roma’nın sıcak havası ve kalabalık caddelerine nazaran Floransa’da serin bir hava vardı ve insanı daraltan bir kalabalığı yoktu. İşte saydığım tüm bu sebeplerden ötürü Floransa gerçekten özel bir şehir olarak bende müstesna bir yer edindi.

   Bu yazımı da ilginç bir anıyla sonlandırayım. Eski Köprü ’ye gitmeden önce kardeşimle etrafı seyrediyor ve fotoğraf çekiyorduk. Etrafta birçok siyahi işportacı vardı, birisi ‘arkadaş arkadaş’ diye seslendi arkamızdan. Döndük adını hatırlayamayacağım ama İstanbul’da kalmış bir müddet, Türkçe konuşabiliyordu. Nerelisin dedi Konyalıyım dedim, ben ona sorduğumda Sivaslıyım dedi. İstanbul’da her beş kişiden birinin Sivaslı olduğunu biliyordum ama Floransa’da da denk geleceğini tahmin etmezdim. J

 

   Diğer yazım Venedik ile ilgili olacak. Kendinize iyi bakın görüşmek üzere.

Categories:

No responses yet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir