Haziran 2019’da bitirdiğim Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler; lise yıllarımdan beri okumak istediğim bir bölümdü. Dünya siyasetine ve tarihine olan ilgim beni bu alana yönlendirdi. Çok güzel geçen üniversite yıllarından sonra mezun oldum ama bu alana dair merakım hala devam ediyor. Esasında hangi alana ilgi duyarsak duyalım okumaya ve araştırmaya her daim devam etmemiz gerekiyor çünkü beşikten mezara kadar ilim anlayışına sahip bir medeniyetin mensuplarıyız. Bu düşüncelerle çok sevdiğim Anadoluhisarı kampüsünde öğrenciliğe geri dönmek ve hem iş hayatını hem de teorik eğitimi birbirini besleyici bir şekilde devam ettirmek adına Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Uluslararası Politik Ekonomi (UPE) yüksek lisans programına başvurdum. Ekim 2020 itibariyle de yüksek lisans öğrencisi olarak eğitim hayatıma geri döndüm. Bu bölümü tercih etmemdeki en önemli motivasyon ise uluslararası ilişkilerdeki ekonomik boyutu da analizlere dahil etmek ve daha bütüncül bir bakış açısıyla olayları incelemek.
Bu şekilde kısa bir girişten sonra asıl konuya gelecek olursak, yüksek lisansa kabul için yapılan bilim sınavından önce bölüm hocalarının ilgili makalelerini okudum. Esasında bu yazının çıkış yeri de okuduğum bu makalelerde dikkatimi çeken yerler ama akademik bir üsluptan ziyade serbest bir dil ile bu yazıyı kaleme almak istiyorum. (Son kısımda bu makaleleri paylaşacağım.)
Uluslararası Politik Ekonomi (UPE); Robert Gilpin’in ifadesiyle devletlerin, çokuluslu şirketlerin ve diğer güçlü aktörlerin uluslararası sistemin doğasını etkilemek için güçlerini nasıl kullandıklarını; yani ekonomi ve politika arasındaki etkileşimleri ifade etmektedir. Bu etkileşim ise özellikle küreselleşmenin hızlanmasıyla daha da önemli hale geldi. Uluslararası ilişkilerde yaşanan gelişmeler salt siyasal retorikle açıklanamıyor aynı şekilde ekonomik gelişmeler de siyasetten bağımsız değerlendirilemiyor. Buna dair en önemli örneklerden birisi Rusya’nın Kırım’ı ilhakı sürecinde yaşananlardır.
Rusya 2014 yılında Kırım’da yapılan referandumu baz alarak ilhakı gerçekleştiriyor. Sonrasında yaşanan gelişmeler aslında Kırım sorununun AB ve Rusya arasındaki politik ve ekonomik menfaatlerin çatışmasının tam ortasında olduğunu gösteriyor. Kırım ve Ukrayna tarihsel süreç içinde Rusya için her zaman önemli olmuştur. Bunun en temel sebebi ise Rusya’nın Karadeniz’e yönelik olan jeopolitik çıkarlardır. Soğuk savaşın bitişi ve 2000’li yıllardan itibaren Ukrayna AB ve Rusya arasında tampon ülke konuma gelmiş her iki güç için önem kazanmıştır. Burada dikkat çeken konu ise Kırım’ın ilhakı AB için kabul edilebilir olmadığı halde uygulanan yaptırımların sınırlı bir seviyede kalması ve iki güç arasındaki ekonomik ilişkilerin devam etmesidir. Bu durumu açıklayan kavram ise ‘karşılıklı bağımlılık’. Özellikle enerji alanında her iki güçte birbirine bağımlı ve bu durum ilişkilerin tamamen kopmasını engelliyor. Her ne kadar AB’nin Rusya’ya olan petrol bağımlılığı 2005’te %34 iken 2010’da %26 ya gerilese de enerji konusundaki bağımlılığı devam ediyor. Aynı şekilde Rusya tedarikçi ülke çeşitliliğini sağlayamamış olması onu da farklı bir açıdan bağımlı kılıyor. Dış ticaret hacmi açısından bakacak olursak; AB’nin Rusya’ya ihracatı ekonomik yaptırımların uygulanmasıyla bir düşüş göstermiş olsa bile Ocak 2015 tarihinden itibaren tam tersine AB’nin ihracat hacminde bir yükseliş gerçekleşmiştir.
Sonuç olarak Kırım krizi perspektifinde AB ve Rusya ilişkilerinde salt politik çıkarlar değil de karşılıklı bağımlılık çerçevesinde ekonomik çıkarlar da etkili olmuştur. Bu yüzden sadece tek bir alanı baz alarak analizler yapmak yerine Kırım krizinde olduğu gibi birçok farklı parametreyi de göz önünde bulundurarak bütüncül bir yaklaşımla konuları incelemek gerekiyor. Yaşadığımız yüzyılın uluslararası ilişkileri birçok anlamda birbirine geçmiş girift ilişkilerin olduğu, birçok farklı aktörün ve çıkar gruplarının olduğu bir yapıya sahip. Bu yüzden olabildiğince perspektifi genişletmeliyiz ve araştırmalarımızı bu şekilde yapmalıyız.
Makaleler
- Uluslararası Politik Ekonomi; Bitmeyen Kırım Sorunu / Arzu Al, Figen Aypek Ayvacı
- Politika-Ekonomi Kesişmesi: Yeni Bir Bilim Dalı Olarak Uluslararası Politik Ekonomi / Arzu Al
- Karadeniz’in Uluslararası Politik Ekonomisi: Rusya ve Ukrayna İlişkilerinin Yeniden Analizi / Arzu Al, Burcu Özdil

No responses yet