“Seçme özgürlüğü kendi başına kişinin seçimlerini hayata geçirme özgürlüğünü garanti etmez, hele niyet edilen sonuçlara erişme özgürlüğünü hiç temin etmez. Özgür davranabilmem için, özgür iradeden başka kaynaklara da ihtiyacım vardır.”
Zygmunt Bauman / Sosyolojik Düşünmek
Sosyolojik Düşünmek adlı kitabında Bauman’a ait bu satırları okurken birkaç yıl önceki okumalarımı hatırladım. O zaman da özgürlükler ve bunları gerçekleştirebilmek için gereken şartlar ve imkanlar ile alakalı tartışmalar ilgimi çekmişti. Esasen bu konudaki tartışmalarda temel soru şu: Bireye verilen özgürce tercih edebilme hakkı, onun tercihlerini hayata geçirebilmesi için yeterli midir? Bu sorunun cevabı, şüphesiz yeterli değildir.
Bireylerin tercihlerini hayata geçirebilmesi için bazı imkanlara ve olanaklara sahip olması gerekir. Buna örnek olarak tekrar Bauman’ın kitabına dönelim: “Belli bir ofiste işe girmem ırkım, cinsiyetim, yaşım, etnik grubum ya da milliyetim gibi niteliklerim sebebiyle engellenebilir.” Bir insanın bir yerde çalışmak istemesi tamamen o kişinin özgür tercihi ile alakalı iken bunu gerçekleştirebilmesi ise Bauman’ın bahsettiği gibi bir durumun olmamasına bağlıdır. Yani tercih özgürlüğümüzün yanında, buna ek olarak, ırk etnisite, siyasal görüş gibi negatif ayrımcılığa uğramama hakkına sahip olmamız ve bunun da realitede uygulanıyor olması gerekir.
Dünyadaki ülkelerin hemen hemen hepsinde teoride vatandaşların tercih özgürlüğü gibi temel özgürlükleri vardır. Öte yandan bu tercihlerini hayata geçirebilecek şekilde hak ve hürriyetlere sahip olan ve pratikte gerçek anlamda uygulayan devlet sayısı azdır. Yazının başında geçen paragrafta yazdığı üzere, özgür davranabilmek için özgür iradeden başka kaynaklara da ihtiyaç vardır. Aslında bu tartışma anayasa hukukunun da en temel tartışmalarından birisidir. Birinci kuşak haklar dediğimiz siyasal haklarla beraber tarih içerisinde hak talepleri değişmiş ve farklılaşmıştır. Modern hayatın getirdiği yeni yaşam tarzı ile özgürlükleri gerçekleştirmek için ikinci kuşak ve üçüncü kuşak dediğimiz haklar ortaya çıkmıştır.
Yani sonuç olarak sosyal, iktisadi ve kültürel haklar gibi ikinci kuşak haklar daha sonra çevre, gelişme ve barış hakları gibi üçüncü kuşak haklar özgürlüğümüzü hayata geçirirken ihtiyacımız olan en temel kaynaklardandır. Tercih özgürlüğümüzün yanında bu tercihleri hayata geçirmek için bu haklara sahip olmamız ve bunların gerçek hayatta uygulanabiliyor olması gerekir.

“Özgür Olmak Yeterli Midir?” için 0 yanıt
[…] https://ahmedfarukdinc.com/2020/05/23/ozgur-olmak-yeterli-midir/ […]