Ben bir gezginim çöllerde gezen
Leylasını arayan Mecnun gibi
Anadolu’da Ahmet, Kafkaslar’da Şamilim
Hem Alp hem Erenim
Şehrin en tenha yerlerinde dolaşırım
Fırtına ve rüzgarın tokatlarıyla boğuşurum
Düşe kalka yaşamayı öğrendiğim bu şehrin
Hem sevdalısı hem de belalısıyım
Ben sıradan bir gezgin değilim
Aradığımı buluncaya kadar bitmeyecek bir yoldayım
Günler, aylar, yıllar geçecek
Çocuklar büyüyecek, gençler yaşlanacak
Belki saçlarım kırlaşacak
Belki yüzüm kırışacak
Her dönemeçte artan
Zaman geçtikçe azalan ama
Bitmeyen bir umudum var
Gittiğim onca yol hala sana çıkmadıysa
Ve ben hala dur durak bilmiyorsam
Bil ki yıkılmayan bir inancım var
Şimdi bu şehrin insanları
Siz bana sorun bu şehrin sokaklarını
Bana sorun her taşında bıraktığım gözyaşlarımı
Hayallerimden daha sönük bu sokak lambalarını
Unutuluşları, terk edişleri, aldatışları
Bana sorun
Yol nedir, gezgin nasıl olunur
Bana sorun siz

No responses yet