Biz Kafkasya’da yaşayan sahipsiz unutulmuş bir halkız. Biz Ahıska Türkleriyiz. Biz yavaş yavaş ama kesin biçimde anıların sisli gölgeleri arasında kaybolduk gittik…

   20. yüzyıl yaşanan acı hatıralardan ötürü insanlık tarihi için maalesef karanlık bir dönem. İki büyük dünya savaşı, soykırımlar, ölümler ve sürgünler. Hiç şüphesiz hiçbirisi insan onuru ile bağdaşmayacak hadiseler. Ahıska Türklerinin sürgünü de işte bu karanlık yüzyılda yaşanan ve yaraları hala sarılamayan bir trajedi.  

   Yazının başındaki cümleler TRT’de yayınlanan ‘Büyük Sürgün Kafkasya’ adındaki bir dizi-belgeselde geçiyor. Dört bölümlük bu dizide Ahıska Türklerinin yaşadığı sürgün iki farklı romandan esinlenilerek anlatılıyor. Benim de Ahıska Türkleri ile alakalı araştırma yapmama sebep de bu yapım aynı zamanda.

   Ahıska şu an Gürcistan sınırları içerisinde yer alan ve 220 köyün bulunduğu bir bölge. 1518’de Osmanlı Devleti burayı fethediyor ve 1829’a kadar yaklaşık 250 yıl Osmanlı egemenliğinde kalıyor. 1829 Edirne Antlaşması ile bölge Ruslara bırakılıyor. Çarlık rejiminden sonra Sovyetler döneminde Ahıska Türkleri dinlerini ve kültürlerini yaşama noktasında çok büyük sıkıntılar çekiyorlar. Her geçen gün artan zulüm ve baskılar Stalin döneminde doruk noktasına ulaşıyor.

   Yıl 1944, 2. Dünya Savaşının bitmesine bir yıl kalmıştır. Sovyetler Almanları Leningrad’dan çıkarmış ve zafere doğru ilerlemektedir. Türk-Sovyet sınırında bulunan Ahıska bölgesi ve burada bulunan Türk nüfus ise Stalin’e göre olası bir Türk-Sovyet savaşı için tehdit oluşturuyordu.

Bu sebepten ötürü 31 Temmuz 1944 yılında SSCB Devlet Savunma Komitesi, Stalin’in emriyle bir karar alarak, Gürcistan’ın sınır şeridi olan Ahıska, Adıgön, Ahılkelek, Aspinza, Bogdonovka rayonlarıyla Acaristan özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyetlerinden; Türk, Kürt, Hemşin olmak üzere toplam 86.000 kişiden meydana gelen 16700 hanelik nüfusun tahliyesine karar veriyor. Stalin, bunun Halk İçişleri Komiseri Yoldaş Beria tarafından Kasım ayında gerçekleştirilmesini emrediyor. Sonuç olarak 14 Kasım 1944’te on binlerce insan yaşadıkları topraklardan zorla koparılarak yük vagonlarına bindiriliyor ve günler sürecek bir ölüm yolculuğuna çıkarılıyor. Evet, bu bir ölüm yolculuğuydu. Aç susuz bir şekilde hiç durmadan yol alırlar çünkü. Trenler Orta Asya’daki Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan gibi ülkelere varıncaya kadar ortalama 25 gün yol gider ve sadece ölüleri indirmek için durur. 15 ila 20 bin insan soğuk hava şartları, hastalık, açlık ve susuzluktan dolayı hayatını kaybeder. Yolu tamamlayanlar ise hiç bilmedikleri bir yerde hiçbir şeyleri olmadan yeni bir hayata başlarlar.

                                                 

  1. yazımda Ahıska Türklerinin Sovyetlerden sonraki dönemini ele alacağım.

Kaynakça:

*Büyük Sürgün Kafkasya/TRT

*http://www.datub.eu/ahiska.html#surgun

*https://m.bianet.org/biamag/toplum/160936-ahiska-turkleri-70-yillik-surgun-hikayesi

*http://www.ajansahiska.com/haber/ahiska-turklerinin-73-yildir-bitmeyen-surgunu-ve-sorunlari-h760.html

No responses yet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir