9 Temmuz günü Umman’ın başkenti Muscat’a yarım günü bulan aktarmalı bir yolculuğun ardından ulaştım. İstanbul’da tanıştığım bir Türk hocanın yanında bir aylık staj için gelmiştim. Ülkeyi tanımaya başladım tam sıcaklara da alıştım derken dönüş vaktim yaklaşmış. Bir hafta sonra döneceğim. Bu üç haftalık zaman dilimi çok güzel geçti. Bir yandan okula gidip gelirken hafta sonları da Umman’ın tarihi ve turistik yerlerini gezdim. Buraya gelmeden önce Umman’ı araştırırken genelde ‘saklı cennet’ gibi sıfatlarla karşılaşmıştım. Gerçekten de bu sıfatı hak edecek güzel yerler var. Ama Türkiye’de genel olarak bilinen bir ülke değil Umman. Birçok arkadaşımdan “Umman’mı, Umman ne alaka, Umman neredeymiş” gibi pek de haksız olmayan tepkilerle karşılaştım. Üniversite’de üzerinde çalıştığımız projede de bunu fark ettim. (Oman’s global image in the world) Türkiye’de 2016 temmuz ayında en çok izlenen beş haber kanalında 2011-2016 yılları arasında toplamda 33 tane Umman ile ilgili haber çıkmış. Aynı şekilde siyasi ilişkiler bakımından da Umman pek ön plana çıkmayan bir ülke. Ortadoğu’daki devletleri 2010’dan itibaren Arap Baharı süreciyle takip etmeye başladık. Tunus’la başlayan halk hareketleri dalga dalga tüm bölgeye yayılmıştı. O dönemde Umman’da da gösteriler oluyor fakat Sultan’ın gelen talepler üzerine siyasette ve birçok alanda reform yapmasıyla olaylar yatışıyor. Belki de diğer Arap ülkelerindeki gibi bir konjonktür olmadığı için Umman tanınmıyor çok fazla.
Arap yarımadasının güneydoğu kıyısındaki Umman’ın kuzeybatıda Birleşik Arap Emirlikleri, batıda Suudi Arabistan, güneybatıda ise Yemen’le sınırı bulunuyor. Ülkeyi 1972 yılından beri Sultan Kabus bin Said yönetiyor. Umman ayrıca Körfez İşbirliği Konseyinin (KİK) de üyesi.
Umman’da hafta tatilleri cuma ve cumartesi günleri. Pazar günü başladı benim de stajım. İstanbul’da tanıştığım Türk hoca Sultan Kabus Üniversitesinde ekonomi ve siyaset bilimi bölümünde kurucu bölüm başkanı. Bölüm ilk defa bu üniversitede açılmış daha önce yokmuş.
İlk gün hocanın Ummanlı asistanı Ahmed Al Suphi projeyi ve gelinen noktayı anlattı. Projenin amacı Umman’ın dünyadaki tanınılırlığını ölçmek. Bunun için belirlenmiş 17 ülke var. Ertesi günlerde bu ülkelere küçük bir anket içeren mailler atmaya başladık. Üniversite hocalarına, STK’lara, şirketlere, düşünce kuruluşlarına. Projenin bir ayağı anket diğer ayağı ise yukarıda biraz bahsettiğim medya ayağı. Araştırmadaki ülkelerde Umman ile alakalı çıkan haberler ve bunların uluslararası ilişkiler, ekonomi, siyaset gibi tasnifleri. Daha önce hiç bulunmadığım güzel ve zevkli bir çalışma. Türkiye’de de benzer çalışmalar yapmak için bende bir heves oluşturdu bu proje. Çünkü anladığım kadarıyla temel eksiklik yeni projeler üretip onlardan orijinal bilgiler elde edememek. Yazılan makaleler hep eski araştırmalarda elde edilen bilgilerle dolu. Halbuki yeni bir proje üzerinde çalışılsa ve emek verilse sonucunda çok değerli bilgiler elde edilir ayrıca çalışma esnasında da birçok şey öğrenilebilir. Şunu anladım ki akademide saha çalışması ve başarılı projeler üretmek çok önemli.
Derken ilk haftayı bitirdik. Ben de bu arada sıcaklara alışmaya başladım. İlk günler uyumakta çok zorlanıyordum. Alışık olmadığımız bir sıcak. Öyle ki çeşmelerden bile sıcak sular geliyor. Altyapıdaki borular bile etkileniyor sıcaktan. Ama her yerde güçlü klimalar var. Camilerde, okulda, lokantalarda.
Hafta sonu Ummanlı bir arkadaşa misafir (aslında burada okuyan bir Türk arkadaşın arkadaşı) olduk. Buraya gelmeden önce Umman halkının çok misafirperver olduğunu okumuştum, o arkadaşa gidince yaşayarak anladım. Çok güzel ağırladılar bizi. Yeme, içme, gezme harikaydı. Bir yere misafirliğe gidince size ilk önce hurma ve Umman kahvesinden ikram ediyorlar. Ardından yemekler geliyor. Genelde tavuk ve et. Yemek bittikten sonra da sütlü çay getiriyorlar. Burada da yaygın olarak tüketiliyor. Evler misafir ağırlamaya uygun olarak dizayn edilmiş. Yani misafir bölümünün girişi ayrı, lavabosu falan da ayrı. Zaten evler hep iki ya da üç katlı. Çünkü nüfus az. Toplamda 4 milyon nüfus var. Bunların da neredeyse yarısı çalışmak için gelen yabancı işçiler. Burada günlük yaşantımızda görebileceğimiz çoğu yerde yabancılar çalışıyor. Genelde Pakistan, Hindistan veya Bangladeş’ten. Ülkenin temel gelir kaynağı petrol. Bu yüzden benzin ucuz. Her ne kadar Ummanlılar petrol fiyatlarının düşmesiyle benzin fiyatlarının yükselmesinden yakınsa da Türk parasıyla 1 litre benzin 1 lira 25 kuruş civarında. Türkiye’deki benzin fiyatını riyal olarak söyleyince çok şaşırıyorlar, inanamıyorlar. Benzinin ucuz olmasının yanında araba fiyatları da çok ucuz. Her yerde son model cipler görmeniz çok doğal…

No responses yet