Bursa; tarihi ve kültürü ile ülkemizin önemli şehirlerinden birisidir. Özellikle İstanbul’a yakın olması nedeniyle günübirlik ya da hafta sonu gezileri için oldukça tercih edilmektedir. Biz de üniversite yıllarındayken bir arkadaş grubuyla beraber Bursa gezisi düzenlemiştik. Bu son gelişim ise iş seyahati nedeniyle oldu ancak hafta sonları olabildiğince gezmeye ve yeni yerler keşfetmeye çalıştım. Bu yazımda da gezdiğim yerlere dair deneyimlerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Kısa bir tarihçe ile başlayacak olursak; yapılan arkeolojik kazılar Bursa ili ve çevresinin 8500 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu gösteriyor. Bu süre zarfında birçok dine ve millete ev sahipliği yapan Bursa’ya Türkler ilk olarak 1080 yılında gelmiştir. 1087-1097 yılları arasında Selçuklular tarafından yönetilen İznik bu yıllar arasında Anadolu Selçuklu Devletinin başkenti olmuştur. 1299 yılında Söğütte kurulan Osmanlı Beyliği toprakları arasına İnegöl, Bilecik, Yenişehir ve İznik civarını katar. 1308 yılında yüksek surlarla çevrili Bursa’yı kuşatan Osmangazi’nin kuşatması fethe kadar devam etmiştir. 1324 yılında kuşatma sırasında yaşamını yitiren Osmangazi’nin yerine kuşatmaya Orhangazi devam eder. Bursa, yıllarca süren kuşatma sonrasında dışarıdan yardım alamayınca 06 Nisan 1326 yılında, Orhangazi’ye teslim olur. Orhan Gazi Bursa’yı başkent yaparak babası Osmangazi’nin mezarını Hisar semtinde Saint Elia Manastırının bulunduğu yerde yapılan gümüş kümbetli türbeye defneder. (Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü)
Bursa’da nerelere gidilir nereler gezilir konusuna gelecek olursak; aşağıdakiler merkezde gezmemiz gereken en bilindik yerlerdir.
– Osmangazi ve Orhangazi Türbeleri,
– Tophane Saat Kulesi
– Ulucami
– Yeşil Cami ve Yeşil Türbe
– Bursa Kapalı Çarşı
– Koza Han
– Irgandı Köprüsü
– Teleferik
– Nefes Dağyenice

Bunların yanı sıra Tofaş Anadolu Arabalar Müzesi, Hünkar Köşkü Müzesi, Bursa Kent Müzesi, Soğanlı Botanik Parkı, Bursa Hayvanat Bahçesi de listeye eklenebilir.

Yukarıda yazdığım gezilecek noktalar genellikle Bursa’nın merkezi ilçelerinde bulunuyor. Bursa’ya bağlı ilçeler ise şu şekilde: Osmangazi, Orhangazi, Nilüfer, Yıldırım, Büyükorhan, Gemlik, Gürsu, Harmancık, İnegöl, İznik, Karacabey, Keles, Kestel, Mudanya, Mustafakemalpaşa, Orhaneli ve Yenişehir.
Merkezde gezilecek yerleri bitirdikten sonra Bursa’daki diğer lokasyonumuz Mudanya. Burası Bursa’nın denize kıyısı olan güzel ilçelerinden birisi.
– Tahir Paşa Konağı
– Mudanya Mütareke Evi
– Tarihi Mudanya Evleri
– Mudanya ve Trilye Sahilleri
– Yıldıztepe
Tahir Paşa Konağı: Mudanya Merkez’de yer alan Tahir Paşa Konağı, 18. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en seçkin örneklerinden biridir. 1724 yılında inşa edilen konak, Kültür Bakanlığı’nca 1985 yılında kamulaştırılarak, onarımı Agâh Bursalı’nın (Tahir Paşa’nın torunu) desteğiyle yapıldıktan sonra alt katı uzun süre ilçe halk kütüphanesi olarak kullanılıp 2012’de Mudanya Belediyesi’ne devredilmiştir. Mudanya Belediyesi himayesinde müze ev olarak hizmet veren konak, Lâle Devri’nin izlerini taşıyan nadir eserlerdendir. (Mudanya Belediyesi)
Mudanya Mütareke Evi: Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin siyasi alanda kazandığı ilk başarısının göstergesi olan Mudanya Mütarekesi bu evde imzalanmıştır. Mudanya ilçesi merkezinde bulunan ev 19.yüzyıl sonlarına tarihlenmektedir. Rus asıllı Aleksandr Ganyanof’a ait olan olan ev, daha sonra Mudanyalı iş adamı Hayri İpar tarafından satın alınarak onarılmıştır. 1937 yılında Mudanya Belediyesi’ne bağlı müze olarak açılmış, 1959 yılında ise Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne devredilmiştir. Bodrum ve çatı katının dışında iki katlı olan ahşap evin birinci katında Mütareke’nin imzalandığı salon ve İsmet Paşa’nın çalışma odası, üst katta, İsmet Paşa ve yaverlerinin yatak odaları yer almaktadır. Mütareke döneminin eşyalarının korunduğu bu evde ayrıca o döneme ait fotoğraflar ve belgeler sergilenmektedir. (Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğü)
Yukarıda bilgilerini verdiğim tarihi yerleri gördükten sonra Mudanya ve Trilye sahillerinde yürüyüş yapabilirsiniz. Günün sonuna doğru ise Yıldıztepe’ye gitmenizi tavsiye ederim. Çok keyifli bir günbatımı geçirip bol bol fotoğraf çekebilirsiniz.

Buradan son yıllarda oldukça popüler olan özellikle köy kahvaltısı konsepti için tercih edilen Cumalıkızık köyüne geçebiliriz. Bursa’nın tarihi alanlarından Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık Köyü’nün, Unesco Dünya Miras Listesine alınmasına yönelik olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü çalışmalarıyla hazırlanan dosya; 1 Şubat 2013 tarihinde UNESCO Dünya Mirası Merkezi Sekreterliği’ne Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla iletilmiştir. Ardından Haziran 2014 tarihinde Cumalıkızık Köyü, UNESCO tarafından (Bursa’nın Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ile birlikte) UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alması uygun görülmüştür. (Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü)
Bu tarihi mekanda kahvaltı yaptıktan sonra köyün içerisinde keşfe çıkabilir ve bir zamanların ünlü dizisi Kınalı Kar’ın çekildiği konağı gezebilirsiniz.

Diğer bir rotamız şehir merkezine yaklaşık 1.5 saat mesafede olan Suuçtu Şelalesi. Burası Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bulunan sarp bir kayadan doğal göllere dökülen etrafı orman ve yeşilliklerle çevirili bir şelale. Burada bol bol oksijen teneffüs edebilir doğanın tadını çıkarabilirsiniz. Piknik yapmak için yer de bulunan bu alanda şelale ve etrafını gezebilir ve çeşitli açılardan fotoğraflar çekebilirsiniz.


Sıradaki durağımız ise Gölyazı. Burası Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı bir mahalledir ve Bursa’nın en zengin antik yerleşim yerlerinden biridir. Derin bir yarımadanın üzerinde kurulan Gölyazının tarihi M.Ö. 6. yüzyıla dek uzanır. 1303 Dimboz zaferinden sonra Kite (Ürünlü) Tekfuru’nun topraklarını alan Osman Gazi, Gölyazı Bölgesini de Türklere açmıştır. Gölyazı, Türklerle Rumların ortak tarihi açısından önemli özelliklere sahiptir. Eski bir Rum köyü olan ve bugün daha çok mübadele ile Selanik’ten göç edenlerin yaşadığı Gölyazı, Osmanlı döneminde Türklerle Rumların bir arada yaşadığı ve Rumların çoğunlukta olduğu bir yerleşim merkeziydi. 1924 yılında mübadele anlaşması ile gelen Türk göçmenler, Gölyazı ve çevresi ile uyum sağlamışlar, çalışkanlıklarıyla çevre kültürünü geliştirmişlerdir. Tamamı SİT alanı olan ve bağlı olduğu ilçeye adını veren muhteşem nilüfer çiçeklerine ev sahipliği yapan Uluabat Gölü, 2–4 metre arasındaki derinliği ve puslu havasıyla farklı bir görüntü yansıtır. (T.C. Bursa Valiliği) Gölyazının göle çıkan tarihi sokaklarında yürüyüş yapmak ve sonrasında günbatımını seyretmek günün yorgunluğunu atmanın en güzel yollarından birisidir diyebiliriz. Gölyazı paragrafını bitirmeden 750 yıllık ağlayan çınardan da bahsedelim. Köy meydanında “ağlayan çınar” adıyla da bilinen bir anıt çınar yer almaktadır. Meydana girer girmez sizi kollarıyla selamlayan anıt çınar, 750 yaşında ve özel koruma altında. Ağacın “ağlayan çınar” adını almasının nedeni ise haftanın bazı günlerinde gövdesinden akan kırmızıya yakın sıvıdır.

Esasında yazımı planlarken son kısımda İznik’ten bahsedecektim ancak İznik’in başlı başına ayrı bir yazıda ele almak gerektiğine karar verdim. Bursa’ya dair gezdiğim yerler ve deneyimlerim bu şekilde. Bir sonraki yazı İznik ile alakalı olacak, bolca bilgiye ulaşabileceğiniz İznik yazımda görüşmek üzere.

2 Responses
Ayrıntılı olarak verdiğiniz bilgilerden istifade ettik. teşekkür ederim
İstifade etmenize sevindim. Ben teşekkür eder, iyi günler dilerim.